ANASAYFA

  •  » 

     

    Basına ve Kamuoyuna;                                                                                               02.10.2014
     

                    

                 Tüketicinin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ve ekonomik çıkarlarının korunması hakkı Devlet'in sorumluluğundadır.Ancak uygulamalar bunun tersini işaret etmektedir.Şöyleki;
               *Tüm Dünya'da çevre olgusu ÇED'E (Çevresel Etki Değerlendirme) ülkemizde ise ÇED valilerin yetkisine bırakılmış bulunmaktadır.
               *Devlet, topladığı  her yüz TL verginin 65 TL'ni tüketiciden,35 TL'ni kazanç sahiplerinden tahsil etmektedir.Yani ülkenin asıl vergi mükellefi olarak tüketici görünmektedir.AB'de ise uygulama bunun tam tersi yönündedir.
               *Tüketici,elektronik iletişim araçlarını (Sabit telefon,GSM ve internet)güven içinde kullanamamaktadır.Görüşmeler yasal olmayan bir yol ve yöntemle dinlenilmektedir.İletişm özgürlüğümüz tehdit altındadır.
                *Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri TBB(Türkiye Barolar Birliği) tebliği ile paralı hale getirilmiştir.Bundan böyle hakem heyetine yapılan şikayette haklı görülmeyen tüketici vekealet ücreti ile karşı karşıya kalacaktır.Bu ücret korkusu tüketicileri hak aramaktan caydıracaktır.
              *Tüketici hukukunun temeli;Güçlüye karşı güçsüzün korunması anlayışına dayanmaktadır.Oysa yeni tüketici yasasında bu anlayış terkedilmiş ve tüketici bankalara karşı yeterince korunamamıştır.Kaderi BDDK'nın insafına bırakılmış,kredi kartı yıllık ücreti ve kredi masraflarının önü açılmış bulunmaktadır.BDDK'nın alınabilir dediği bir masraf için  tüketici yeni kanunla hak arama mercilerine dahi başvuramayacaktır. 
              *Tüketici hala Dünya'nın en pahalı benzinini kullanmaktadır.Tüketiciye 5 TL'ye satılan kurşunsuz benzin fazlası dışarıya 1.70 TL'ye ihraç edilmektedir.
             *Özelleştirilen elektrik dağıtım şirketleri hala kaçak elektriği tüketiciye fatura etmektedirler.
             *GSM operatörleri, kapsamı tüketici tarafından bilinmeyen paket tarifeleri ve fahiş limit aşım ücretleri ile tüketiciyi adeta cezalandırmaktadırlar.
              *Tüketici hala EPDK,BDDK ve TAPDK gibi kurumlarda temsil edilmemekte,  ülkemizde tüketicinin en temel yasal ve evrensel hakları görmezden gelinmektedir.
                        
               Bu önemli günde, sorunlarımızı bir kez daha yetkililerin dikkatine sunmak ve aracılığınızla kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.Tüketici örgütleri olarak,25 yıldır tüketicinin yasal ve evrensel haklarının mücadelesini veriyoruz.Sorunlarımızın nihai çözümünün yine tüketicinin örgütlü ve kararlı mücadelesi ile aşılabileceğinden hiçbir kuşkumuz bulunmamaktadır.Mücadelemiz tüm kurum ve kurallarıyla işleyen demokrasinin inşasına kadar devam edecektir.
    • ZAMLARIN ASIL NEDENİ ÜLKEMİZİN DOĞRU BİR ENERJİ POLİTİKASININ OLMAYIŞI VE ENERJİDE DIŞA BAĞIMLI OLUŞUMUZDUR.
    • ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ ZAMLARI GIDADAN ULAŞIMA KADAR BÜTÜN ÜRÜNLERİN FİYATLARINA AYNI ORANDA YANSIYACAK YOKSUL VE DAR GELİRLİ TÜKETİCİLERİ VURACAKTIR.
    • ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞANLAR, BİR AYDA YA DA BİR YILDA MAAŞLARININ %26.6’SINI ELEKTRİK VE DOĞAL GAZA ÖDEYECEKTİR.
    • TÜRKİYE’DE ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ FİYATLARININ KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİRE GÖRE DİKKATE ALINDIĞINDA AVRUPA ÜLKELERİ ARASINDA EN PAHALI ÜLKELER ARASINDA OLDUĞU BİR GERÇEKTİR.
    Elektriğe ve doğal gaza yapılan yüzde dokuz zam oranı yoksul ve dar gelirli tüketicileri vuracak ve donduracaktır. Soğukların başladığı ve doğal gaz tüketiminin başlayacağı sonbahar, kış ve ilkbahar mevsimlerinde tüketicilerin doğal gaza ödeyecekleri bedelin daha da artmasıyla birlikte, özellikle de dar gelirli-yoksul tüketiciler çok büyük bir sıkıntı yaşayacaktır. Enerji Bakanı tarafından Elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 9’luk zam, doların fiyatındaki artışa bağlı olduğuna ilişkin açıklamaı bu zamların asıl nedeninin Ülkemizin gerçekçi ve doğru enerji politikasının olmayışının adeta itirafıdır. Enerji alanında yıllardır yapılan özelleştirmeler bu bağımlılığın ana sebebidir. Yerli ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimi gerçekleşmediği sürece bu bağımlılık ve zamlar aratarak devam edecektir. Bu zamlarla birlikte asgari ücretliler ve emekliler neredeyse bir aylık ya da bir yıllık maaşının ortalama yüzde 26.6’sını elektrik ve doğal gaza ödeyeceklerdir. Bu durum, tüketici hakukunun korunmadığını göstermektedir.Asgari ücretlilerin ve emeklilerin maaşlarına bir simit parası kadar zam yapılırken elektrik ve doğalgaza bir anda yüzde 9’luk zam yapılması tüketiciyi ve dar gelirlileri ezmekten başka bir şey değildir. Elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 9’luk zam gıdadan ulaşıma kadar bütün ürünlerin fiyatlarına farklı oranlarda yansıyacaktır. Yapılan bu zamla tüketicinin yaşam koşulları yüzde 9 daha pahalı hale gelecektir. Sayın Enerji Bakanı Taner Yıldız, Avrupa’nın en ucuz doğal gazını Türkiye’de olduğunu söylemektedir. Oysa, tüketicilerin gelirleri ve satın alma güçleri dikkate alındığında ve Türkiye Avrupa ülkeleri ile bu konuda kıyaslandığında, Türkiye’nin elektrik ve doğal gazda en pahalı ülkeler arasında olduğu görülecektir.Basınımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

     

     

     

    HASAN ATAK

     TÜDEF GENEL BAŞKANI

     Kategori :Tüdef  

    Devamı